Header Ads

İçine kapanık insanların aşık olması neden daha zor?

Aşık omayı istemiyor değiliz; yalnızca yalnızlığımızı seviyoruz.

İçe kapanık insanlar, aşık omayı istemiyor değiller; yalnızca yalnızlığımızı seviyoruz. Hatta bayılıyoruz. Yalnızken renkleri daha farklı görüyoruz. Duraksayıp bir görüntüyü, kokuyu ya da bir yabancının yüzünü gerçek anlamda görecek vaktimiz var. Yalnızken daha çok şey fark ediyoruz; görüntüler, gözümüzün önünde sinematik görseller gibi çözülüyor. Kendi eşliğimizde olduğumuzda, zaman ellerimizin arasından kayıp gitmiyor; hiçbir şey bizi zihnimizin gezindiği yerlerden uzaklara götüremiyor. Olmamız gereken hiçbir yer yok; şov yapacak, hayallerimizden uzaklaştıracak hiç kimse yok.

İçe kapanık insanlar, aşık omayı istemiyor değiller; içekapanık insanlar, takdir ettikleri kişilerin eşliğinde vakit geçirmek istemiyor değiller. Biz yalnızca dünya ile iç içe olmaktan keyif alıyoruz. Dünyanın güzelliklerinden uzaklaştırılmadan, onu keşfedebilmeyi istiyoruz. Yalnızca bunları birlikte yapabileceğimiz birilerini bulamadık henüz; çünkü bu insanlar nadir ve tuhaflar, aynı şekilde bir yerlere takılıp kalmış durumdalar.

İşte böyle, derinlik, merak ve sessizlik ihtiyacımıza saygı duyan birilerini bulmak zor - denize beş dakikadan fazla bakakaldığımızı gördüklerinde bizi kendimizle baş başa bırakan birilerini. Evlerimizin bizim için vaha olduğunu; kitapların ve battaniyelerin, daima şehrin gürültüsünden üstün olduğunu anlayacak birilerini bulmak zor. Güzel bir yerde, yalnızca oturmanın ve nefes almanın ne demek olduğunu anlayacak birilerini bulmak zor. En az bizim kadar derin şekilde bağlanan birilerini bulmak zor. Yalnızca anlayan - kelimeler olmaksızın, açıklama, fedakarlık olmaksızın. Yalnızca anlayan.

İçe kapanık insanlar, aşık omayı istemiyor değiller; yalnızca sessizliğimize telaş getirmeyen birilerini bulmak zor. Dünya için acele etmeyen birilerini bulmak zor.

Hiç yorum yok

Önizleme