Header Ads

Aşkın Kimyasıyla Tanışın!

Reklam

Aşık nasıl olunur? İlk görüşte aşk var mı? Aşk insanı delirtir mi? Âşık olmanın üç aşaması bulunuyor ve her bir aşamada salgılanan hormonlar farklı. 

Âşıkken beynimizde oluşan aktiviteler "akıl hastalığı" olan bir kişinin beyninde gözlemlenen aktivitelerden çok da farklı değil. Biriyle ilgilenmeye başladığımız zaman, aslında bilinçaltımızdan farkında olmadan o kişinin genleriyle ilgileniyor olabiliriz.

Koku kişiyi beğenme konusunda çok önemli bir faktör. Görünüşü ya da kokusu anne babamızı andıran kişileri beğenmeye daha çok meyilliyizdir.

Bilim, bir ilişkinin kısa süre içinde biteceğini ya da uzun bir süre devam edeceğini belirleyebilir.

Cupid'in Kimyasalları

Kızarmış yanaklar, hızla atan bir kalp ve terli eller âşık olduğumuzun habercisi olan en önemli işaretleri. Fakat vücudumuzun içinde de, aşk meleği Cupid'in okunun bize isabet ettiğini gösteren birçok kimyasal değişiklik olur. Aşk söz konusu olduğu zaman, görünen o ki insanlar biyokimyalarının merhametine kalıyorlar.

Bu alandaki en tanınan biyokimyacı New Jersey'deki Rutgers Üniversitesi profesörü Helen Fisher, insanların 3 aşamada âşık oldukları tezini ortaya atmıştır ve her bir aşamada farklı kimyasalların devreye girdiğini savunur.

Aşkın Aşamaları

1. Aşama: Şehvet-Arzu
Şehvet, seks hormonları olarak da bilinen testosteron ve ostorojen hormonları tarafından yönetilir. Fisher'a göre bu hormonlar kişiye 'dışarı çık ve birilerini bul' komutu verir.

2. Aşama: Çekim-Cazibe
Bu aşama tam manasıyla bir 'aşk vurgunu' aşamasıdır. İnsanlar aşık oldukları zaman başka hiçbir şey düşünemez hale gelirler. İştahlarını kaybedebilirler, uykusuzluk çekebilirler, günün çoğunu boş boş oturup aşık oldukları kişi ile ilgili hayaller kurmaya harcayabilirler. Bu aşamada 'monoamines' adı da verilen bir grup nörotransmitter beyin hücreleri önemli rol oynar.

Dopamine: Aynı zamanda kokain ve nikotin alımı ile de devreye girerler.

Norepinepherine: Bir diğer adı da adrenalin dir. Terleme ve kalp atışı hızlanmasında rol oynar.

Seratonin: Aşkın en önemli kimyasallarından biridir ve fazlası insanı resmen geçici olarak "deli" kategorisine sokabilir.

3. Aşama: Bağlılık
Bu aşama eğer ilişki uzun sürdüyse cazibe ve çekicilik aşamasının sonucu olarak ortaya çıkar.

Insanlar sonsuza kadar "bağlılık" aşamasında yaşayamazlar yoksa başka hiçbir işlerini bitiremezler!

Bağlılık en uzun süren aşama ve çiftleri çocuklar dünyaya getirmek için devam ettikleri bu yolda bir arada tutar. Bu aşamada vücudun sinir sisteminin salgıladığı iki önemli hormon var:

Oxytocin: Hipotalamus bezinin doğum anında salgıladığı bir hormon. Aynı şekilde emzirme ve memenin süt üretmesi devresinde de yardımcı olur. Anne ve çocuğun arasındaki o beton gibi güçlü bağa gücünü veren hormon. Oxytocin ayrıca her iki cins tarafından da orgazm anında salgılanır ve seks yapan iki insanın en samimi anlarında "bağlılığı" güçlendirir. Teoriye göre bir çift ne kadar çok seks yaparsa biribirine o kadar derin bağlarla bağlıdır.

Vesopressin: Uzun süren bağlılık aşamasında ikinci önemli kimyasaldır. Böbrekleri de kontrol altında tutar.

Hiç yorum yok

Diyet | Kadınca | İlişkiler | Spor | Sağlık | Güzellik | Yaşam | Moda | Cinsel Sağlık | Haber | Evlilik
Önizleme