Header Ads

Mutlu evliliğin temeli ‘bir yastık’ta saklı

Reklam

Psikoterapist Cem Keçe mutlu evliliğin sırrını açıkladı. Keçe “Türkiye kadın-erkek ilişkilerinde fabrika ayarlarına geri dönmeli!” dedi.

Türkiye’de son yıllarda evlilik kurumuna eskiye oranla daha bir güvensizlik ve çiftlerin evlilik bağını başarılı bir şekilde sürdürmemelerinden kaynaklı boşanma oranlarında da artış gözlenmekte. Evlilik terapistlerine göre bu durumun nedeni Türk insanının bazı değerlerinden ödün vermesi ve ‘Bir yastıkta kocamak’ ilkesinden uzaklaşmaları…

Bir yastıktan vazgeçmek

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Genel Başkanı Psikoterapist Cem Keçe, son dönemlerde kendilerine başvuran çiftlerin yaşadıkları ilişki çatışmalarında ve evlilik bağını sürdürmekle ilgili yaşadıkları zorlukların altında, tecrübeler ve yaşanmışlıklarla birlikte geçmişten gelen kuralların çeşitli nedenlerle artık göz ardı edilmesinin yattığına dikkat çekti. “Etnografik geçmişine gidilse belki de binlerce yıllık bir düstur olan ‘Bir yastıkta kocamak’ diye bir anlayış vardır. Bugün yaşanan çatışmaların temelinde işte bir yastıkta kocamaktan vazgeçmenin, kadının ve erkeğin rollerinin değişmesinin izlerini görüyoruz” diyen Keçe, çiftlerin önce yastıklarını, sonra yataklarını, hatta odalarını bile ayırdıkları bir sürecin yaşandığını, bunun da evlilik kurumuna ağır darbe vurduğu söyledi.

Evlilikte mutluluk ve uyum için…

Psikoterapist Cem Keçe, evliliğin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve çiftin hem mutlu bir iletişim hem de uyumlu bir cinsellik yaşamaları için de bazı tavsiyelerde bulundu. Keçe şunları söyledi:

1- Sevginizi açıkça gösterin
Eşinize onu sevdiğinizi sözlerle ve davranışlarınızla ifade etmekten asla vazgeçmeyin. Sevmek ve sevildiğini bilmek herkes için öncelikli bir ihtiyaçtır. Evliliklerde yapılan en büyük hata bir süre sonra eşlerin birbirlerine sevgilerini ifade etmemeye başlamalarıdır. Eşinize onun sevgi dilini kullanarak onu sevdiğinizi anlatmayı hiç bırakmayın.

2- Değer verdiğinizi hissettirin
Eşinizi beğendiğinizi, ona değer verdiğinizi, saygı duyduğunuzu gösterin. Düşüncelerine değer verin ve onu yargılamadan dinleyin, onaylayın, takdir edin, asla başkalarıyla kıyaslamayın ve kesinlikle aşağılamayın. Eşinizin duygu ve düşüncelerini anlamak için empati yapın. Üzgün, tedirgin, gergin olduğunda onunla konuşarak neler hissettiğini anlamaya çalışın.

3- Değiştirmeye çalışmayın
Hiç kimse mükemmel değildir. Her insanın iyi ve kötü yanları, olumlu ve olumsuz özellikleri olabilir. Eşinizin olumsuz özelliklerine değil, olumlu özelliklerine ve iyi yanlarına odaklanın. Olumsuz özelliklerine tolerans göstererek, oluşabilecek anlaşmazlıkları ve çıkabilecek tartışmaları önlemiş olursunuz.

4- Sır saklamayın
Eşinize asla yalan söylemeyin ve ondan hiçbir şey gizlemeyin. Evliliğin temel direklerinden biri güvendir. Eşinizin güvenini sarsacak her türlü söz ve davranıştan kaçının. Güven bir kez sarsıldığında, yeniden eskisi gibi sapasağlam olması çok zordur.

5- Öfkenizi kontrol edin
Sinirlendiğinizde eşinizi kıracak herhangi bir söz sarf etmemek ya da ona zarar verecek bir davranışta bulunmamak için öfkenizi kontrol altında tutun. Eğer öfkenizi kontrol edemiyorsanız sakinleşene kadar eşinizin yanından uzaklaşın.

6- Özür dileyin
Yaptığınız hataları olgunlukla kabul edin ve özür dileyin. Ama dileğiniz özrü o hatayı bir daha yapmamak için verdiğiniz bir söz olarak kabul edin ve hatalarınızı tekrarlamamak için çaba gösterin.

7- Sorumlulukları paylaşın
Ortak yaşamın tüm sorumluluklarını ve yapılması gereken işleri adil bir biçimde paylaşın. Evliliğin ve günlük yaşamın tüm yükünü eşinizin omuzlarına yüklemeyin.

8- Birbirinize özel zaman ayırın
Eşinizle baş başa zaman geçirmek için fırsatlar yaratın. Birlikte daha fazla şey paylaşmaya, ortak zevkler yaratmaya çalışın. Gelecekte hatırlamaktan mutluluk duyacağınız güzel anılar inşa edin. Birlikte yapmaktan hoşlanacağınız spor ya da hobi faaliyetleri bulun.

9- Kendinize de özel yaşam alanı yaratın
Eşinizin ve sizin sadece evliliğinize adanmış tek bir hayatınız olmadığını kendinize ait de bir yaşamınız olduğunu unutmayın. Her ikiniz de bireysel ilgi alanlarınız ve hobilerinize zaman ayırın. Kişinin kendine özel zaman ayırmasına ‘bireyselleşme’, çift olarak başka çiftlerle bir arada olmalarına ise ‘sosyalleşme’ adını veriyoruz. Sosyalleşen ve bireyselleşen bir çift hem kendini özgür hisseder hem de ‘biz kimliği’ geliştirebilir ve bu kimliğini koruyabilir.

10- Cinsellikte uyumu yaşayın
Mutlu bir evlilik için gerekli olan duygusal birlikteliğin yanı sıra, düzenli ve sağlıklı bir cinsel birlikteliğin de olması gerekir. Eşinizle romantizm ve erotizmin uyumunu yaşadığınız bir cinsel yaşamınızın olasına özen gösterin.

Hiç yorum yok

Diyet | Kadınca | İlişkiler | Spor | Sağlık | Güzellik | Yaşam | Moda | Cinsel Sağlık | Haber | Evlilik
Önizleme